ÖZOFAGUS KANSERLERİ

Özofagus kanseri, dünyada genelinde 6. sıklıkta görülen kanserdir, sıklığı bölgesel olarak farklılık gösterir, batıda yüz binde 20 iken, uzak doğuda yüz binde 160-540 arasındadır. Ülkemizde Doğu Anadolu’da daha yaygındır.

En sık görülen patolojik tip skuamöz (%60-80) her bölümde görülebilirken sıklıkla orta bölümde yerleşirler. Adenokarsinomlar ( %10-30) çoğunlukla alt bölümde yerleşir.

Alkol, sigara, tütsülenmiş gıdalar, genetik ve çevresel faktörler, A, C, E vitamin, riboflavin ve çinko eksiklikleri, koroziv maddeye bağlı oluşan striktürler skuamöz kanser için risk faktörlerdir. Devamlı olarak yüksek ısıda yiyecek ve içecek alınması mukozada hasar yaratarak kansere sebep olabilmektedir. Adenokanser için en önemli risk faktörü ise gastroözofageal reflü nedeniyle gelişen barrett özofagusudur.

Hastalarda başvuru sırasında en sık bulgu, yutma güçlüğü ve kilo kaybıdır. Yutma güçlüğü ilerleyici tarzdadır, önce katı gıdalar ile başlar, zamanla yumuşak ve küçük lokmalar alınması sırasında ile belirginleşir, ilerleyen dönemlede sulu gıda alımında da zorluk oluşur, hasta tükrük yutamaz duruma gelebilir.

Tanı her zaman endoskopik biopsi ile konur. Endoskopide kitlenin boyutları, yaygınlığı ve çevreye infiltrasyonu saptanır. Skopi eşliğinde çekilen özofagus pasaj grafisinde klasik görüntü olan omuz işareti saptanabilir. Tanı konulduktan sonra hastalığın evresini saptamak için endosonografi (EUS), bilgisayarlı tomografi (BT), pozitron emisyon tomografisi (PET-CT) yapılır. BT ile toraks ve tüm batın taraması yapılır, hastalığın ilerlemesi değerlendirilir, PET-CT ile uzak metastaz varlığı araştırılır. EUS ile T evresi ( tümörün duvar katlarında yayılımı) ve N evresi (bölgesel lenf bezlerinin tutulumu) değerlendirilir.

Cerrahiye aday hastaları belirlemede risk faktörleri ; Hasta yaşının 80’nin üzerinde olması göreceli risk faktörüdür, hastanın genel fiziki durumunun bozuk olması yaştan daha önemlidir. Kalp (ejeksiyon fraksiyonu küçük %40) ve akciğer hastalıklarına bağlı rezervin düşük (FEV 1 küçük 1.25) olması durumunda cerrahi tedavi uygulanmaz. Hastalarda kilo kaybının fazla olması (%20), albumin düzeyinin düşük olması durumunda hastaya beslenme desteği verilir. BT ve PET-CT’de uzak metastaz, çok sayıda lenf bezi tutulumu, tümörün 9 cm’den büyük olması, malign plevral effüzyon ( akciğer boşluğunda toplanan sıvıda tümör hücresi varlığı), diyafragma felci, devamlı bel ağrısı, fistül varlığı, ses teli felci durumunda hasta cerrahi için aday kabul edilmez. Cerrahi için uygun olmayan hastalarda radyoterapi, kemoradyoterapi gibi palyatif tedaviler uygulanır.

Sadece sıvı gıda alabilen veya tükrüğünü yutamayan hastalarda yeterli beslenmenin sağlanması için endoskopik stent uygulanır. Gastroözofageal bölge stent için uygun değildir, şiddetli reflü ve göğüste yanma şikayeti oluşabilir, yerleştirilen stent mideye kayabilir. Bu hastalarda beslenme için gastrostomi/jejunostomi ( mide/barsak içine beslenme tüpü yerleştirilmesi) ameliyatı uygulanır. Ameliyat öncesi dönemde neoadjuvan kemoradyoterapi alacak hastalarda tedavi döneminde tümöre yada tedaviye bağlı olşucak ödeme bağlı yutma problemi gelişeceği düşünülen durumlarda endoskopi ile perkütan endoskopik gastrostomi (PEG) tüpü yerleştirilir. Problem gelişen dönemde hasta tüpten beslenir.

Erken evre özofagus kanserlerinde ( 2cm’den küçük, iyi ve orta diferansiye) lenf bezi metastazı riski düşük olması nedeniyle endoskopik mukozal rezeksiyon (EMR) uygulanabilir. Hastalar 3-6 ayda bir endoskopi kontrolüne çağırılır.

ÖZOFAGUS KANSERİNİN BELİRTİLERİ

Özofagus kanserlerinin en sık belirtisi yemek yerken yutma güçlüğü veya takılma hissidir. Sıvı gıdalarda bu takılma hissi olmaz iken katı gıdalar takılarak aşağı iner.hastalık ilerledikçe takılma hissi artar hatta sıvı gıdalar da aşağı inemezler. Bazen üst kısımda yerleşenler ses kısıklığına yol açabilir. Bazen de şans esersi olarak sindirim sistemi endoskopik incelemesi sırasında tesadüfen saptanır.

ÖZOFAGUS KANSERİNİN TEDAVİSİ

Özofagus kanserinin teşhisi endoskopi ile alınan biyopsi sonucunda konur. Mide kanseri bölümünde genişçe anlattığımız gibi evreleme işlemi yapılmalıdır. Bunun için göğüs (toraks) tomografisi veya gerekiyorsa PET/CT çektirilir. Buradaki bulgulara göre kanserin erken evre mi yoksa ileri evremi olduğuna karar verilir. Kanser özfagus duvarında iken lenf bezlerine de sıçrama yok ise Erken evre (T1-T2 N0) denilir ve direk olarak cerrahi yöntemle tedavi edilir. Cerrahi ameliyatlar günümüzde minimal invaziv ( Laparoskopik) olarak yapmaktayız. Kanser özafgus duvarında daha derine gitmiş ve/veya lenf bezleri tutulmuşsa lokal ileri kanser tanısı konulur (T3-4 N+). Bu durumda cerrahiden önce radyoterapi ve/veya kemoterapi yapılır ve sonra cerrahi uygulanır. Bu yönteme neoadjuvan tedavi denilir. Kanser yemek borusundan başka organlara sıçrama yapmışsa ( ör; karaciğer, akciğer vs gibi) bu durumda evre IV yayılmış kanserden bahsedilir. Hasta direk olarak radyoterapi ve kemoterapiye yönlendirilir.

Tedavide hastanın yaşı solunum fonksiyonları yani büyük bir ameliyatı kaldırıp kaldıramayacağı da göz önüne alınmalıdır. Ameliyat yapılamayan hastalarda stent ile tümör açılarak hastanın beslenmesine destek olunur.

Özofagus kanserinin tanı evreleme ve tedavisi ayrıntılı çabalar ve multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir.