MİDE AMELİYATLARININ KOMPLİKASYONLARI VE ÖLÜM RİSKİ

Mide kanseri ameliyatlarında perioperatif ölüm riskini etkileyen faktörler; hastanın yaşı, mevcut yandaş hastalıkları, hastanın kilosu, lenf bezi diseksiyonun genişliği v.s. olarak özetlenebilir. Dünya literatüründe perioperatif mortalite (yani ölüm oranı) % 2-13 arasında verilmektedir. Ölüm genellikle kalp ve akciğer sistemine ait problemler, venöz tromboz ve buna bağlı emboliler,  dikiş hatlarından oluşan kaçaklar ve buna bağlı sepsis ve kanamalar nedeniyle olmaktadır.  Tromboz önleyici düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) kullanılması zorunludur. Hastaların erkenden ayağa kaldırılması yine venöz tromboz oluşumunu önlemede en önemli etkendir.  Hastada anastomoz hattındaki dikişler için günümüzde stapler dediğimiz otomatik dikiş atıcılar kullanılmaktadır. Elle yapılan dikişlere göre kaçak oranı azalmaktadır. Kalp ve akciğer problemleri kısaca hastanın ASA skoru belirlenerek önceden tedavi edilmelidir. Kalp fonksiyonları ve kalp damar açıklıkları hastanın şikayetlerine göre önceden belirlenebilirse stent konarak veya stentli hastalarda kardiyoloji konsültasyonları yapılarak stentlerin açıklığı kontrol edilerek ameliyata girilmelidir. Böylece ölüm riski daha da azaltılabilir.  Malesef kardiyo-pulmoner problemlere bağlı ölümlerin önüne tam olarak geçilememektedir. Ameliyat sonrası ölümler en çok ilk 24-48 saat içinde olmaktadır.

Mide ameliyatlarına bağlı komplikasyonlar ; ameliyat sırasında safra yolları, karaciğer, damar yaralanmaları, pankreas yaralanması, kolon yaralanmaları ve buna bağlı kanamalar, dikiş hatlarından kaçak oluşması ve buna bağlı enfeksiyonlar ve sepsis, yapılan anastomozlarda darlık, barsaklarda geçiş problemleri (afferent ve efferent loop sendromları), beslenme bozuklukları ve geç dönemde vitamin eksiklikleri (en çok B12 vit, D-vitamini ve demir  eksikliği) görülebilmektedir.

Mide kanseri cerrahisi konusunda tecrübeli cerrahi ekip ; anesteziyoloji, dahiliye, göğüs hastalıkları ve kardiyoloji uzmanlarının destekleriyle sonuç olarak  multidisipliner yaklaşımla  ameliyata hazırlık yaptığında ve ameliyatı gerçekleştirdiğinde bu riskler büyük oranda azalmaktadır. Daha önce de belirttiğim gibi ne komplikasyon oranı ne de ölüm oranı maalesef sıfıra indirilememektedir.

Bu konuda hastalar ve yakınları ayrıntılı olarak bilgilendirilmeli ve onamları alınmalıdır. Onam formları hem hastaya hem de en az bir yakınına okunarak imzalatılmalıdır. Bu yasal olarak da zorunludur.